<<< CANLI TV >>><<< TÜM KANALLAR >>>

Sevgililer Günü!

sevgililer-gunu

Sevgililer Günü İffet kalesinden bir gedik açmaktır
14 Şubat 2014 Cuma 01:42

 Bu cinsellik sektörünün sahipleri yalnızca beyaz kadın ticaretinden kazananlar değil asıl payı; bu gün (sevgililer günü) üzerinden kapitalist sistem adına, sermaye sahipleri tüketimi kamçılayarak almaktadırlar. Bu anlamda çok masum görünen sevgili/sevgilim kelimesinin ve beraberinde getirdiği davranış biçimi; fuhşun yaygınlaşmasının sevimli adıdır.

F. Yılmaz ALTUNÖZ

Semavi/ilahi anlayış nebilerin dili ve kitapların beyanıyla nikâhsız ilişkilerin her türlü boyutunu reddetmiştir. Şüphesiz ki nikâh kadın ve erkek arasındaki ilişkileri meşru kılan olmazsa olmaz bir yasadır. Ve nikâh ancak insani bir davranış biçimidir. Ve sadece insanlar nikâhlanır.  İlahi emirlerin aksine seküler felsefelerde kadın ve erkek ilişkilerinde uç yaklaşım tarzları ortaya çıkmış; öyle ki cinsellik anlayışı hayvanlar çiftliğine dönüşmüştür. Bu duyguyu tatmin yolu olarak; çocuk yaşta beyaz kadın ticareti ve fuhuş yadırganmayacak bir hal almıştır. 

Fuhşu Yaygınlaştırmanın 

Sevimli Adı; Sevgili

İnsanın kulağına hoş gelen ve onun duygularını harekete geçiren kelime; sevgili/sevgilim. İlahiyat ve sosyoloji alanında bu kelimenin insanlar arasında kullanımı yasak değildir. Ancak bu kelimenin fıtrata aykırı davranışları harekete geçirmek için nikâhı olmayan bireylerin; nikâhlılar gibi davranmasını beraberinde getirecek sonuçlar adına kullanılması bir çirkinlik olarak kabul edilmelidir. Diğer bir ifadeyle zehrin içimini kolaylaştırmak için altın kâsede sunulmasının adıdır; sevgili/sevgilim.

Cinsellik dürtüsünün uyarılması 5’li yaşlara kadar inmiş durumdadır. Bu duygunun erken uyarılması; fuhuş tacirleri için ciddi bir kazanç kapısıdır. Televizyon, internet ve diğer görsel uyarıcılarla beraber; anne babaların evlerinde giyim tarzları ve çocuklarının gözleri önünde ki cinsel içerikli davranışları çok erken yaşlarda zinanın/fuhuş sektörünün kapılarını açmaktadır.

Bu cinsellik sektörünün sahipleri yalnızca beyaz kadın ticaretinden kazananlar değil asıl payı; bu gün (sevgililer günü) üzerinden kapitalist sistem adına, sermaye sahipleri tüketimi kamçılayarak almaktadırlar. Bu anlamda çok masum görünen sevgili/sevgilim kelimesinin ve beraberinde getirdiği davranış biçimi; fuhşun yaygınlaşmasının sevimli adıdır.

Sevgililer Günü İffetsizliğin

Pazarlandığı Gündür

Müslümanların medeniyet algısında sevgililer gününe rastlanılmaz. Romalı putperest ve müşriklerin şehvete tapınma bayramı ve etkinliği olan sevgililer günü: milli günlerimiz arasında, dini günlerimiz arasında, tarihimizde ve edebiyatımızda yer almaz. Bu gün sıradan bir gün değil; bir felsefe ve bir yaşam tarzını içermektedir. Bu günün felsefesi nikâhsız yaşamı yaygınlaştırmaktır. Çünkü sevgililer günü felsefesi nikâha yer vermeyen zinanın her türlüsünü normal bir davranış biçimi gibi sunmaktadır. Yaşları kaç olursa olsun özellikle bekârlar, sonra dullar ve üzülerek ifade edeyim ki sayıları çok olmasa da evli insanlar bu günün büyüsü eşliğinde iffetlerini pazara çıkarmaktadırlar. İslami düşüncede nikâhsız bir şekilde bir araya gelen bayan ve erkekler iffetsiz olarak adlandırılır. Dolayısıyla sevgililer günü iffetsizliğin pazarlandığı gündür. 

Müslümanlar Eşlerine Nasıl Hitap eder

Sevgililer ne demektir? Sıradan masum bir kelime midir? Buna evet demek mümkün değil. İslam’da akil baliğ olan kız ve erkekler ancak nikâh bağı ile bir araya gelirler. Nikâh sonucunda alacakları isimde bellidir; bey-hanım, karı-koca veya eş. Ama sevgilim / sevgililer değil. Bu anlamda evli olan bir kimse eşini karşı tarafa tanıtırken sevgilim diye tanıtmaz. Çünkü nikâhın beraberinde getirdiği unvan bellidir; kocam, karım, eşim ve hanımım gibi.

 Bu tanım çerçevesinde sevgili/ sevgililer: nikâh bağı olmaksızın bir erkek ve kadının cinsel bir arzu ve istek içerisinde birlikte olmaları olarak adlandırılır. Pratikte de bakıldığında öyle değil midir; nikâh bağı olmayan hiç kimse muhatabına hanım ya da bey diye hitap etmez/etmiyor. Ama nikâh beraberinde kutsal bir isim olan “eş” ile isimleşmeyi getiriyor.

Mümin evli çiftlerde birbirlerine eşim, hanım, bey, kocam gibi tarihin derinliklerinden süzülen; kitabi, felsefi, muhabbet ve aidiyet yüklü kelimelerle/isimlerle hitap eder.

Sevgililer Gününün Tarihçesi

Sevgililer Günü’nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma’da (14 Şubat 270) 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu. Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı’nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkekler ise kavanozdan bu kâğıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı.

İffet Kalesinden Gedik Açmak

Sevgililer günü Romalı pagan kültürünün günümüze dek varlığını sürdürmesi ve küresel boyuta ulaşması; aile ve insan neslinin geleceği açısından büyük riskler taşımaktadır. Bu anlayış ve yaşam tarzı nikâha alternatif bir algı oluşturmaktadır. İslam coğrafyasında 14 Şubat’ın yaygınlaşması ve ticari meta kaynağı olarak görülmesi ciddi sorunları beraberinde getirmektedir. Müslüman olduğu iddiası ile toplumda boy gösteren başta medya olmak üzere, sayıları her gün biraz daha artan bazı ticari kuruluşlar, esnaf ve sanatkârlar bu gününün üzerinden servet edinmek isteyenler; iffetsizliğin yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktadırlar. Sonucu itibarıyla sevgililer günü iffet kalesinden bir gedik açma eylemidir.   

Cinsellik tutkusu bir zaaftır. Bir olumsuzluktur. İlahiyat ve Sosyo-psikolojinin yaklaşımı böyledir. Her ne adına olursa olsun bu zaafın yaygınlaşmasına katkıda bulunmak; nikâhın gerilemesine ve zinanın yaygınlaşmasına zemin hazırlayacaktır. Müslümanlar iffete karşı yürütülen sevgililer günü adındaki iffetsizlik operasyonundan nesillerini korumak zorundadırlar.

İslam’da her gün Sevgililer günüdür

Kayseri İl Müftüsü Ali Maraşlıgil, 14 Şubat Sevgililer Günü’nün Batı’dan Türkiye’ye ve İslam ülkelerine intikal eden bir gün olduğunu ifade ederek, ‘’İslam dininde sevgiyi, hediyeleşmeyi bir güne hasretmek diye bir şey yok. İslam’da her gün Sevgililer Günü’dür’’ dedi. Batı toplumunda yaygın olarak kutlanan 14 Şubat Sevgililer Günü hakkında açıklamalarda bulunan Kayseri Müftüsü Ali Maraşlıgil, ‘’Aslında 14 Şubat Sevgililer Günü, batıdan bize intikal etmiş bir gündür. Dünya milletlerinin çoğunun kabul ettiği bir gündür. Demek insanların sevgiye ihtiyaçları vardı ki böyle bir günü kabul ettiler. Demek aile sıcaklığına ihtiyaç vardı ki, eşlerin birbirini sevmesinin zarureti vardı ki, insanlar böyle bir günü ihdas ettiler’’ ifadelerini kullandı. Kayseri Müftüsü Ali Maraşlıgil, İslam dininin sevgi, hoşgörü ve merhamet dini olduğunu vurgulayarak, ‘’İslam dininde sevgiyi, hediyeleşmeyi bir güne hasretmek diye bir şey yok. İslam’da her gün Sevgililer Günü’dür. İslam’da her gün hediyeleşme günüdür. Bir defa Allah (c.c) eşlerin, kadın ve erkeklerin arasına sevgiyi koymuştur. Bu sevgiyi koyan Allah’tır. Bu ayetle sabittir ve bu sevgi daimidir, kalıcıdır’’ dedi.

Bir Güne Sıkıştıramayız

Anaya, babaya sevgiyi, saygıyı emredenin yine Alemlerin Rabbi olduğunu belirten Maraşlıgil, şöyle devam etti: ‘’Anaya, babaya sevgi ve saygı dinimizde var. Bunu biz bir güne sıkıştıramayız. Anneler Günü’nü, Babalar Günü’nü bir güne sıkıştırma şansımız yok. Allah’a ve Allah’ın Resulü’ne sevgi, mü’minlere sevgi, yaşayanlara ve ölenlere sevgi hep dinimizin güzelliğindendir. Sevgi, imana endekslenmiştir. Peygamberimiz (s.a.v), ‘Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız, iman edemezsiniz’ buyuruyor. Demek ki, hakikaten iman edebilmek için gönüllerde nefretin olmaması, gönüllerin hep sevgi dolu olması lazım. Seven insanların hediyeleşmeleri var. Hediyeleşmek de sevgiyi bize kazandırıyor. Hediye alın verin ki birbirinizi sevesiniz. İslam dini sevgi dinidir. Mümin seven insandır. Seven insanın da sevdiğinin emir ve yasaklarına dikkat etmesi gerekir. Dolayısıyla bizim bugün içinde bulunduğumuz bu atmosferde sevgiye, saygıya, ekmek ve sudan daha çok ihtiyacımız var diye düşünüyorum.’’

 MG


Haber okunma sayısı: 1767

Haberin etiketleri:

Sevgililer, Günü


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ